Devlet Yol Gösterici Olmalı

ismail sengun

İsmail ŞENGÜN-Smmm

ismail@ortakmusavir.com

Vergi, ekonomik birimlerden siyasi cebir altında ve karşılıksız olarak devlete kaynak aktarılmasıdır.

Devlet vergi toplamak için kurallar koyar. Kurallara uyulmaması çeşitli müeyyidelere çarptırılması sonucunu doğurur. Bu nedenle cezai müeyyidelerle karşı karşıya kalmamak için kanun koyucu tarafından konulan kurallara dikkat edilmesi gerekir.

Ancak; bazı kurallar uygulama zorluğu doğurmakta, cezai müeyyidelere çarptırılmamak için kurallara uyulması mümkün olamamaktadır. Yasa koyucu kuralları koyarken vatandaşın ne yapması gerektiği konusunda çözüm üretmekten uzak kalmakta, kanunlar karşısında yol gösterici rolünü unutmaktadır.

Aşağıda ekonomik hayatın işleyişinde yasaların ekonomik birimleri zor durumda bıraktığı birkaç duruma değinilmiştir;

Limited Şirket Ortağıyım ve hissemi devretmek istiyorum?

Sakın haa!!!

Kanun koyucunun gözünde hisse devri bir suç mudur?

Hayır.

Ama hissemi devrettikten sonra dahi kamu borçlarından sorumlu tutuluyorum. Öyleyse şirkette söz hakkımın, hissemi devretsem dahi olduğuna dair bir kanun maddesi var mı?

Yok

Öyleyse hisse devri bir nevi suç.

Ben bilmem.

Öyleyse hissemi devretmeyeyim ve tasfiyeye sokayım.

Siz bilirsiniz.

Devletin görevi ticari hayatı organize etmek, devamı sağlamak değil mi?

Ben bilmem!!!

???

Kanun koyucu tarafından AATUHK’nun 35.maddesine “Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.”şeklinde ilave paragraf ekledi.

Bu paragrafı eklerken muvazaa sorgulamasına dahi gerek duymadan limited şirket ortaklarını ortak olmadığı tarihlerden dahi sorumlu tuttu. Yani hisse devrinin muvazaalı bir devir mi, yoksa gerçekten hiçbir muvazaaya yer vermeyen bir hisse devri olup olmadığının sorgulamasına dahi gerek duymadı. Böylece yılı içinde ocak ayında hisse devri yapma gereği/zorunluluğu duyan bir şirket ortağı aynı yılın aralık ayının sonuna kadar kurumlar vergisi yönünden vergi doğuran işlemlerden sorumlu tutulacaktır.

Verginin güvence altına alınması için gerekli düzenlemeyi yapan kanun koyucu neden şirket ortağını güvence altına alan bir düzenleme yapmaya gerek duymadı. Muvazaa olması halleri dışında hiçbir söz hakkı kalmadığı şirketin vergi borçlarından hangi mantıkla sorumlu tutulmaktadır, bu sorumluluktan kurtulmak için ne yapmak gerekir.

İşe Başlama, Yoklama, Vergi Numarası İşkencesi

Ticaret siciline kaydımızı yaptırdık, imza sirkülerimizi aldık, artık vergi numarası alabiliriz,

Yok, o kadar kolay değil.

İşyerinize geldik ancak henüz faaliyet göremedik, bu nedenle vergi numarası veremeyiz.

Vergi numarası olmadan nasıl faaliyete geçeceğiz. Kira ödememiz gerekiyor, ayrıca alacağımız mobilyalar 10.000.-TL’nin üzerinde tutuyor. Hem kira ödemek için, hem mobilyaların ödemesini yapmak için, hem telefona yazılmak için vergi numarası almamız gerekiyor.

Ben bilmem, faaliyet yoksa vergi numarası da yok.

Kim bilir ?

!!!

“Mali müşaviriniz 22 nolu tebliğe istinaden sorumluluğu üstlenip vergi numarası alsın.”

22 nolu tebliğ vergi dairesinin yükünü almak için değil mi? Ayrıca sizin almadığınız sorumluluğu mali müşavir neden alsın?

Ben bilmem.

???

Aslında vergi memuru şöyle bir yol gösterebilirdi;

“Siz şimdi gidin. İkinci el bir masa, bir koltuk alın. Duvara da bir tablo koyun. Evden bir kilim getirin atıverin yere, ben geleyim “Hah şimdi tamam olmuş, büroya benzemiş. Şimdi vergi numarasını alabilirsiniz.”diyeyim.  “Vergi numarası aldıktan sonra bunları atar yenilerini alırsınız. Böylece sahte fatura bastırmanızı da önlemiş oluruz.”

Vuk’nın;

“Mükellef ve Vergi Sorumlusu” başlıklı 8.maddesi;

Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi numarası verilir.

“Tüccarlarda İşe Başlamanın Belirtileri” başlıklı 154.maddesi;

“Tüccarlar için aşağıdaki hallerden herhangi biri “İşe başlama”yı gösterir:

1. Bir iş yeri açmak (İş yeri açmaktan maksat, belli bir yerde bilfiil ticari veya sınai faaliyete geçmek demektir. Bir yerin ne maksatla olursa olsun sadece tutulmuş olması veya içinde tertibat ve tesisat yapılmakta bulunması iş yerinin açıldığını göstermez);

2. İş yeri açılmamış olsa bile ticaret siciline veya mesleki bir teşekküle kaydolunmak;”

Yukarıda sayılan kanun maddelerine göre her gerçek ve tüzel kişilere bir vergi numarası verileceği, iş yeri açılmamış olsa bile ticaret siciline veya mesleki bir teşekküle kaydolunması hali işe başlamanın belirtisi sayılacağı açıklanmaktadır.

Ancak uygulamada ticari bir amaç için şirket kuran kişilerin yaşadığı en büyük sorun vergi numarası alma aşamasında yaşanmaktadır.

Bugünlerde hiç şirket kurdunuz mu?

İş hayatında şirket kurma aşamasında en büyük sıkıntılarından biri de “unvan”. Türkçe unvan hemen hemen kalmadığı için ancak anlamlı bir yabancı unvan bulabilirsiniz belki. Ama yabancı unvan kullanmak da yasak, tabii yabancı ortağınız varsa hariç.

Yeni bir şirket kuruyoruz.

Şirketinizin unvanı yabancı olmayacak.

Olursa?

O zaman ortaklardan biri yabancı olacak.

Ama burası Türkiye, bir şey ya olur ya olmaz. Ben bu unvanı kullanırsam çok iyi reklam olacak ve para kazanacağım, neden yabancı ortak alayım?

Tartışmaya gerek yok. Eğer yabancı ortağınız varsa olur, yabancı ortağınız yoksa olmaz.

Burada da memur şöyle yol gösterebilirdi;

“Şimdi siz usulen bir yabancı ortak bulun, bu ortakla bir anonim şirket kurun. Nasıl olsa anonim şirket hisse devirleri tescile tabi değil. Şirket kurulduktan sonra usulen bir hisse devri yaparsınız, olur biter.”

Neyi kurtardık?

???

Yukarıda anlatılanlar aslında bir fıkrayı hatırlatıyor;

İki arkadaş yürüyorlarmış

Muhabbet ederken biri diğerine, “yolda gördüğü insan dışkısını 1 milyar liraya yer misin” diye sormuş
Diğeri “yerim” demiş ve yemiş

1 milyarı almış
Yürümeye devam etmişler

Bu kez diğeri “abi şu insan dışkısını 1 milyar versem sen yer misin” demiş
“Yerim” demiş ve yemiş, 1 milyarı almış,
Yürümeye devam etmişler,

Arkadaşlardan biri diğerine sormuş, “ben de yedim sen de yedin bana verdiğin para tekrar sana geçti biz bu haltı neden yedik” demiş.

Yukarıdaki iki arkadaşı bilmem ama biz zorunluluktan yiyoruz.

Yorum Yazın

emevzuat emevzuat emevzuat

© 2009 S.M.Mali Müşavir İsmail Şengün / tüm hakları saklıdır. Diğer sitelerimiz www.vergiburosu.com www.ortakseminer.com . Application by Modul3d

amaç güven ise çözüm ORTAK Bağımsız Denetim ve Mali Müşavirlik